Erdoğan’dan yeni yargı paketlerine ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclis’imizin iradesine sunacağımız yeni yargı paketlerinde talepleri ve beklentileri karşılamayı esas alacağız” dedi. Erdoğan, “Yakında her ilde Sulh Komisyonlarını devreye alıyoruz. Böylece yargının iş yükünü düşüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 24. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’nde konuşuyor.

“Şu an ülkemiz genelinde toplam 21 bin 844 hakim ve savcı görev yapmaktadır bugünkü kura törenimizle bu sayı 22 bin 859’a yükseltmiş olacağız. Kurayla atandıkları yerlerde vazifeye başlayan tüm hakim ve cumhuriyet savcılarımıza meslek hayatlarında muvaffakiyetler diliyorum” diyerek sözlerine başlayan Erdoğan, “İnşallah biz de bu süreçte hiçbir sıkıntı yaşamadan görevinizi en iyi şekilde yapabilmeniz için sizlere gereken her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Hâkim ve savcılarımızı merdiven altlarında kurulan masalarda adalet dağıtma gibi utanç sahnelerinden kurtararak adalet hizmetlerinin mehabetine uygun alanlarda yürütülmesini sağladık.”

“İnşallah 2021 yılı bitmeden yeni adliye binamızın temelini atmayı planlıyoruz.”

“Adaletin tecellisi hakkın yerini bulabilmesi için sağlıklı bir çalışma ortamının önemi elbette tartışma götürmez. Ancak sadece modern ve ihtişamlı binalar yapmakla adaletin tesis edilmeyeceği de bir gerçektir. Adalet terazisindeki mizanın bozulmaması için temel şart güçlü tarafsız ve bağımsız ve uluslararası normları özümsemiş bir hukuk sisteminin varlığıdır. Türk hukuk sisteminin en büyük açmazı neredeyse her 10 yılda bir antidemokratik bir müdahaleye e maruz kalmış olmasıdır. Aynı şekilde yargı camiamız uzun yıllar boyunca ya vesayetçilerin ya da halka rağmen halkçılık yapan jakoben zihniyetin tasallutu altında kalmıştır. Öyle ki bu ülke sadece belli siyasi görüşe ve meşrebe mensup hâkim ve savcı almakla övünen adalet bakanı görmüştür. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan bir soldan gençlerin dar ağacına gönderilen dönemler yaşandık. Uyduruk davalarla bakanlar ve başbakanların yargılandığı asıldığı şehit edildiği yüz kızartıcı durumlara şahitlik ettik. Darbeciler tarafında duran, darbecileri ayakta alkışlayan vesayetçilerin önüne cübbesini seren sözde yargı mensupları gördük. Son 19 yılda bir taraftan mevzuatımızdaki vesayet kalıntılarımızı temizlerken diğer taraftan Türk yargısına musallat olan bu zihniyetle amansız bir mücadele yürüttük. Haksız ithamlara rağmen 002’den bu yana demokrasiyi hâkim kılmak, insan hakları ve demokrasi standartlarını yükseltmek için reform irademizi daima canlı tuttuk. Türkiye’yi sadece ekonomide ve demokraside değil temel hak ve özgürlükler alanında da büyütmenin çabası içinde olduk.

Yargı reformu strateji belgesiyle insan hakları eylem planı reform irademizin en son örnekleridir. Bu iki belge cumhuriyetimizin 2. yy’ına yürürken hukuk ve demokrasi alanında yol haritamızı oluşturmaktadır. Vizyonumuzu güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi olarak belirledik. İEOP;!nda da özgür birey ve güçlü toplum daha demokratik bir Türkiye perspektifimizi ortaya koyduk. Birinci yargı paketinde hak ve özgürlükleri koruyan ve güçlendiren bir yaklaşımla ceza muhakemesinde ciddi değişiklikler yaptık. Özellikle ifade özgürlüğünü ilgilendiren bu konularda hak arama yollarını genişlettik. Basit yargılama gibi işi kolay kılan ve adil bir şekilde çözen usulleri hukuk sistemimize kazandırdık. İkinci, yargı paketinde infaz sistemimizin iyileştirme ve topluma yeniden kazandırma işlevini insan odaklı bir anlayışla güçlendirdik.

Hukukun insanımızın hayatında zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı, yük olan değil yük alan bir rol üstlenmesini istiyoruz. Reform adımlarımızın gerisindeki temel yaklaşım da çözüm odaklı bir şekilde yargıda iş ve işlem kolaylığı sağlamaktır. Bu bakımdan reform kavramı bizim için siyasetin ve vatandaşımıza hizmet etmenin en önemli araçlarından biridir. Türkiye’nin adalet ve kalkınma başarısının sırrı devletim milletle beraber yol yürümesi ve yol boyunca da kendisini yenileyebilmesidir.

Devlet-birey ilişkisi köklü bir şekilde değişirken ülkemizde de hemen her alanda büyük bir zihniyet devrimi yaşanmaktadır. Elbette siyaset gibi yargının da bu değişime bigâne kalması düşünülemez. Adalet sisteminin işleyişini güçlendirmek yargıya ve kararlarına güveni en üst düzeye çıkarmak önümüzdeki dönemde de en önemli önceliğimiz olacaktır.

İcra konularını aile hukuku alanında çocukla kişisel ilişki kurulmasından tamamen çıkaracağız. Bunun yerine mağdur hizmetleri mekanizmasını tesis ederek çocuğun üstün yararını hâkim kılacağız. Vatandaşın kamu ile o0lan işlerinde öngörülebilirlik hukuk güvenliğini artıracak yeni adımalar atacağız. İdari sulh usulü sistemi rahatlatacak bir yeniliğimiz olacak.”